Boğaz’la Diyalog Kuran Bir Mekân Kurgusu: Sait Halim Paşa Yalısı’nda Noccasa

İstanbul Boğazı’nın mavisiyle çevrelenen Sait Halim Paşa Yalısı, tarihsel dokusu ve suyla kurduğu güçlü ilişkiyle benzersiz bir mimari sahne sunuyor. Bu özel yapıda gerçekleşen Noccasa etkinliği, mekânın ruhunu odağına alan, manzara ve oturma kurgusu arasında dengeli bir ilişki kuran bütüncül bir tasarım yaklaşımıyla ele alındı.

NOCCCASA X SAİT HALİM PAŞA YALISI

Etkinlik alanında yer alan Noccasa oturma birimleri, Boğaz’ın serin esintisi ve ışıkla değişen yüzeyiyle uyum içinde konumlandırıldı. Modüler oturma elemanları, yalının terasında esnek ve akışkan bir yerleşim imkânı sunarken; her bir modül, kullanıcıya farklı bir deneyim alanı tanımladı. Bu kurgu, mekânı tek bir odak noktasına hapsetmeden, manzarayla çok yönlü bir ilişki kurmayı mümkün kıldı.

Alan kurgusunu tamamlayan desenli koltuklar ise etkinliğin mimari dilini güçlendiren önemli bir unsur olarak öne çıktı. Boğaz’ın mavisinden ve geleneksel motiflerden ilham alan desenler, yalının tarihi karakteriyle çağdaş bir kontrast kurarken; güçlü renk paleti mekâna canlılık kazandırdı. Bu koltuklar, yalnızca bir oturma elemanı değil, manzaraya karşı konumlanan mimari birer odak noktası olarak tasarlandı.

Oturma elemanlarının yerleşimi, çevresel sınırları tanımlayan ancak manzarayı kesintiye uğratmayan bir anlayışla planlandı. Cam korkuluklarla kesintisizleşen Boğaz manzarası, koltukların desenleriyle birleşerek mekânda iç ve dış arasındaki sınırları belirsizleştirdi. Böylece teras, yalnızca bir geçiş alanı değil; zaman geçirilen, deneyimlenen ve hafızada yer eden bir buluşma mekânına dönüştü.

Noccasa’nın Sait Halim Paşa Yalısı’ndaki bu uygulaması, dekoratif bir yerleştirmenin ötesinde; mimari mekân, manzara ve kullanıcı arasındaki ilişkiyi yeniden yorumlayan bir tasarım deneyimi sunuyor. Her köşesi ayrı bir hikâye barındıran bu kurgu, Boğaz’ın zamansız atmosferi içinde çağdaş bir yaşam dili öneriyor.